Mahmut Atilla Kaya: “İzmir Yetişmiş İnsanını Kaybediyor”
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir’in sosyo-ekonomik gelişimi ve kentten yaşanan nitelikli beyin göçüne ilişkin açıklamalarda bulundu.

“İzmir Rekabet Gücünü Koruyan Bir Şehirdi”
İzmir’in Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaparak ekonomik kalkınmanın öncü şehirlerinden biri olduğunu belirten Kaya, 1950’lerde kentin Kurtuluş Savaşı’nı yaşamış bir yönetici kuşağın iradesiyle yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.
Kaya, 1960 ve 1970’lerde üretim kültürünün sürdüğünü, İzmir’in 1980 ve 1990’lı yılları da rekabet gücünü koruyarak geçirdiğini belirtti.
“2000’li Yıllardan Sonra Tablo Değişmeye Başladı”
2000’li yıllardan sonra İzmir’de tablonun değiştiğini savunan Mahmut Atilla Kaya, mühendis, doktor, akademisyen ve girişimcilerin yeterli fırsat bulamadıkları için başka şehirlere gitmeye başladığını ifade etti.
Kaya, şunları söyledi:
“Ama özellikle 2000’li yıllardan sonra tablo değişmeye başladı. Şehir yavaş yavaş durakladı, ardından da bocaladı ve zamanla en değerli varlığını kaybetmeye başladı: Yetişmiş insanını… Mühendisler, doktorlar, akademisyenler, girişimciler birer birer başka şehirlere gitmeye başladılar; İzmir’de yeterince fırsat bulamadılar.”
“Beyin Göçü Bir Şehrin Geleceğinin Taşınmasıdır”
İzmir’in limanı, havaalanı, demiryolu bağlantıları ve stratejik konumuyla önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Kaya, “Limanı, havaalanı, demiryolu bağlantıları ve stratejik konumuyla Asya’nın Batı’ya açılan kapılarından biri, Akdeniz’in en önemli merkezlerinden biri olabilecek bütün avantajlara sahip.” dedi.
Beyin göçünün kentlerin geleceğini doğrudan etkilediğini ifade eden Kaya, “Beyin göçü; bir şehrin geleceğinin, üretme kapasitesinin ve yönetim kalitesinin de o insanlarla birlikte başka yerlere taşınmasıdır.” ifadelerini kullandı.
“Güçlü Şehirler Önce İnsanını Kazanır”
İzmir’in yeniden yükselişe geçebilmesi için yetişmiş insan gücünü kente kazandıracak yeni bir vizyon ortaya konulması gerektiğini belirten Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İzmir’in yeniden ayağa kalkabilmesi için önce yetişmiş insanını yeniden buraya kazandıracak bir vizyon ortaya koyması gerekiyor. Güçlü şehirler önce insanını kazanır, sonra da geleceğini.”






