AK Partili İnan’dan İGC’ye yanıt: “Siz cemiyet başkanı falan değilsiniz”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin Bergama’daki “paçavra” sözleri nedeniyle tepki gösterdiği AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, cemiyet yönetiminin siyasi tutum sergilediğini savundu.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın Bergama’da gazetecilere yönelik kullandığı “paçavra” sözlerine tepki göstermesinin ardından İnan konuya ilişkin açıklama yaptı. İnan, cemiyeti siyasi tutum sergilemekle suçladı.
Açıklamada ayrıca AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’a, Bergama’daki “paçavra” sözleri üzerinden tepki gösterildi. Cemiyetin açıklamasının ardından Menemen’de konuşan İnan ise İGC’nin siyasi tutum sergilediğini savundu.
İGC Tepki Göstermişti
İGC, gazetecilerin tehditlerle ve hakaretlerle durdurulmaya çalışıldığını ifade ederken, “Altını bir kez daha çizmek isteriz ki gazetecilere ayar vermek kimsenin haddi değildir” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Meslektaşlarımıza yapılan alçaltıcı dil ve tehditlerle, kent ve ülke halkının yaşamlarını kolaylaştırmak adına çaba harcaması gereken siyasetin seviyesini düşürmek; aynı zamanda tüm vatandaşlarımıza yapılan bir hakarettir” ifadeleri kullanıldı.
Eyyüp Kadir İnan'dan İGC'ye Yanıt
Menemen’de gerçekleştirilen 6. Bozalan İncir Festivali’nde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediyesi ziyareti üzerinden yayımlanan açıklama nedeniyle İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetimine yüklendi.
Cemiyet yönetiminin siyasi tutum sergilediğini savunan İnan, şu ifadeleri kullandı:
“Biz gücümüzü karanlık odalardan, masa başı senaryolardan değil; doğrudan milletin sinesinden ve sandıktan alıyoruz. Ben, Gazi Meclisimizin çatısı altında Menemenlilerin ve İzmirlilerin helal oylarıyla bulunuyorum. Biz o Mecliste bu şehrin hakkını, hukukunu ve onurunu savunmak için omuzlarımızda büyük bir vekâlet taşıyoruz.”
"Sen Kimsin De Milletin İradesine Parmak Sallıyorsun?"
İGC başkanına “Sen kimsin de milletin iradesine parmak sallıyorsun? Sen kimsin de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İzmirlilerin sesi olan bir vekile, arkasında koskoca bir şehrin iradesi bulunan bir siyasi harekete bildiri yayımlama hadsizliğini gösteriyorsun?” diyen İnan, dernek kongrelerinde alınan oylarla İzmir’in iradesine yön verilemeyeceğini ifade etti.
İnan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dernek kongrelerinde kapalı kapılar ardında aldığınız üç beş oyla, sırtınızı dayadığınız eski Türkiye’nin vesayetçi zihniyetiyle koskoca bir şehrin iradesine ayar veremez, rota çizemezsiniz. O devirler kapandı.”
Bergama Belediyesi’ne yapılan ziyaretin İzmir’e hizmet amacı taşıdığını söyleyen İnan, şunları dile getirdi:
“Bergama belediye başkanı üzerinden kurgulanan o asılsız metne Menemen’deki açılışta "paçavra" dedim. Bugün de sözümün sonuna kadar arkasındayım! Biz Bergama Belediyemizi ziyaret ettik. Sırf bu ziyaretimizi ve oraya götürdüğümüz hizmetin heyecanını sulandırmak için masa başında bin tane iftira ürettiler.”
"Siz Cemiyet Başkanı Falan Değilsiniz"
“Ne oldu biz Bergama’ya gittik de? Bergama Belediyesi AK Parti’ye mi geçti? Hayır. Biz sadece İzmir’e ve Bergama’ya yapılacak hizmetleri duyurduk ve geldik. Biz iş üretiyoruz, onlar yalan üretiyor” diye konuşan İnan, Tarihi DGM binaları ve un fabrikasına ilişkin de benzer iddiaların ortaya atıldığını belirterek İGC yönetimini özür dilemeye çağırdı.
AK Partili İnan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aynı yalanları o tarihi DGM binaları için de söylediniz.”
“Utanmadan, sıkılmadan televizyonlarda 'şuraya buraya verilecek' dediniz.”
“Peki yalanınız ortaya çıkmadı mı?”
“Biz çıktık; tarihi un fabrikası'nı izmirlilerin, bu şehrin gençlerinin hizmetine sunulacak muazzam bir kütüphane, gençlik ve kültür alanına dönüştürmek için projelerimizi masaya koyduk!”
“İşte Bergama'ya neden gittiğimizi kendi gözlerinle gördün!”
“Dgm binalarını, tarihi un fabrikasını gençlerimize nasıl kazandırdığımızı gördün!”
“Kendi kurguladığınız o haberlerin koca bir yalan olduğunu sen de idrak ettin!”
“Peki sende zerre kadar gazetecilik onuru varsa, çıkıp İzmirlilerden neden özür dilemiyorsun?”
“Hiç mi yüzünüz kızarmıyor? Hiç mi utanmıyorsunuz?”
“Eğer siyasete bu kadar hevesliyseniz, işgal ettiğiniz o tarafsız cemiyet koltuğunu derhal terk edin”
“Siyasi cübbenizi giyip açıkça karşımıza çıkın!”
“İşgal ettiğiniz o makamlar, yalanla beslenen muhalefetinizin arka bahçesi değildir.”
“Siz cemiyet başkanı falan değilsiniz; sizden olsa olsa malum zihniyetin emir eri olur!.”






